Kitap hakkında
1915 yılında geçen bu dokunaklı roman, genç bir ruhun acı dolu yolculuğuna ışık tutuyor. Henüz on beş yaşında olan isimsiz kahramanımız, dizindeki amansız hastalıkla boğuşurken hayata tutunmaya çalışıyor. Doktorların tavsiyesiyle gittiği Erenköy’deki köşkte, çocukluk arkadaşı Nüzhet’e duyduğu derin hisler, çektiği fiziksel sancıları daha da katlanılmaz kılıyor. Aşkın ve umutsuzluğun iç içe geçtiği bu hikâyede, genç adamın içsel çatışmaları, acımasız kaderiyle nasıl başa çıktığına dair çarpıcı bir portre çiziliyor.
Peyami Safa’nın ustaca kaleme aldığı bu eser, insanın yalnızlıkla, hastalıkla ve duyguların karmaşasıyla verdiği mücadeleyi incelikle işliyor. Romanın sayfalarında gezinirken, kahramanın çaresizliği karşısında hissettiğiniz burukluk, sizi derinden etkileyecek. Hayatın acımasızlığına rağmen umudu elden bırakmayan bu genç adamın hikâyesi, okurunu hem hüzünlendirecek hem de düşündürecek.
Peyami Safa’nın ustaca kaleme aldığı bu eser, insanın yalnızlıkla, hastalıkla ve duyguların karmaşasıyla verdiği mücadeleyi incelikle işliyor. Romanın sayfalarında gezinirken, kahramanın çaresizliği karşısında hissettiğiniz burukluk, sizi derinden etkileyecek. Hayatın acımasızlığına rağmen umudu elden bırakmayan bu genç adamın hikâyesi, okurunu hem hüzünlendirecek hem de düşündürecek.