Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAbdullah Öcalan'ın Din OkumalarıMehmet Memdoğlu

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Abdullah Öcalan'ın Din Okumaları PDF Ekitap İndir

Mehmet Memdoğlu · Yazar

Bu kitap, uzun süren titiz bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Abdullah Öcalan’ın üniversite yıllarında örgüt kurmaya karar verdiği andan İmralı’da geçirdiği tutukluluk yıllarına kadar din adına ne tür okumalar yaptığı ve dini nasıl yorumladığına dair it...

Sayfa
232
Kategori
Siyaset
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ANATOLİA KİTAP
ISBN
9786054447084
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Siyaset ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Bu kitap, uzun süren titiz bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Abdullah Öcalan’ın üniversite yıllarında örgüt kurmaya karar verdiği andan İmralı’da geçirdiği tutukluluk yıllarına kadar din adına ne tür okumalar yaptığı ve dini nasıl yorumladığına dair itirafları ve tutanaklara geçen konuşmaları bu çalışmada zengin örneklerle ifade ediliyor. Üniversitede okuduğu yıllardan bugüne din ve inanç konusunda Öcalan’ın düşüncesinde ne tür değişiklikler olduğunu bu çalışma açıkça ortaya koyuyor. “Tanrıyı çözümledim, kim olduğunu açıkladım” diyor Öcalan. İlginç bir iddia… Yine, “Bütün kutsal kitapları çözümledim” diyor. Bu da bir önceki kadar büyük ve ilginç bir iddia... Ve daha nice “çözümleme” iddiaları… İşte Ezherli bir grup Kürt genci ile konuşurken sarf ettiği sözlerden oldukça düşündürücü birkaç cümle: “Hz. Hamza’nın, İmam Hüseyinlerin şahadetleri neyse, PKK’lilerin şahadetleri de öyledir.” Aşağıdaki sözler de ona ait: “Ben kendi kendime yetebiliyorum. Tanrısal yalnızlığı yaşıyorum. Kutsal bir yalnızlık bu; benim kimseye ihtiyacım yok. Sizinle de saygımdan dolayı görüşüyorum. Benim adıma tanrısallık yolunda olanlar ancak yürürler, kimse kendini kandırmasın.”, “Kendimi abartmayı sevmiyorum. Ama kıyaslamalar için, İsa, Paulus, Muhammed, Lenin, Stalin vb. sonrası örnekleri sık sık gözden geçirmede yarar vardır.” diyerek, kıyaslanması gerekenleri nazara veriyor. Ancak, bu kıyaslamanın da yetersizliğini vurgulayan şu cümlesi hayli dikkat çekici: “İsa çarmıha gerildiğinde etrafındakiler sadece ağlayabildi. Muhammed öldüğünde cesedi üzerinde üç gün iktidar tartışması yapıldı. Lenin öldüğünde kimse kendini öldürmedi. Ama tutuklanmam ve sonra teslim edilmem üzerine, Kürt halkının evlatları, oğul ve kızlarının yüzlercesi kendini cayır cayır yakarken, acaba ne demek istiyorlardı?” Bu sözlerle, kendisine peygamberliğin de ötesinde bir misyon biçerek aslında “ilahî/tanrısal” bir yücelişe eriştiğini ortaya koyar. Hatta bundan dolayı, hiçbir peygamber ya da filozofa nasip olmayan bir kutsallığın kendisine nasip olduğunu, yani yüzlerce Kürt’ün kendilerini yakma pahasına bu yüceliğe adadığını (kurban verdiğini) deklare ediyor. Bir başka zaman yaptığı şu değerlendirme de Müslümanlığa nereden baktığını göstermesi bakımından anlamlıdır: “PKK çizgisinde savaşmak en büyük cihattır, en büyük nefs savaşımıdır ve gerçek Müslümanlığın yolu budur. Bunun dışında Müslümanlık filan yok!” Bu kitapta, semavî dinlerin ve bu dinlerin “kutsal” tanıdığı kavram ve değerlerin “Öcalanca” okunuşuna bir çok örnekleriyle tanık olacaksınız.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗