Kitap hakkında
Öteden beri bu mübarek ümmetin hem hidayet ve din önderleri hem de salih selefi olan sahabe-i kiram -Allah onlardan razı olsun- ve onlara ihlasla/samimiyetle ve güzel bir şekilde tâbi olan ehl-i sünnet ve'l-cemaat âlimleri; mütevatir ve âhâd ayrımı yapmaksızın nebevî sünneti hüccet/delil olarak kabul etmişler, onu yüceltmişler, onunla amel etmişler, ona uymuşlar, onun emirlerini yerine getirmişler, yasaklarından kaçınmışlar ve küçük büyük demeden hükümlerine müracaat etmişlerdir. Onu terk etmekten, ona muhalefet etmekten ya da onun önüne geçmekten de şiddetle sakınmışlardır. Nebevî hadislerin mütevatir ve âhâd diye taksim uyan tebe-i tabiîn döneminde yoktur; sonradan çıkarılmış bir taksimdir. Sayısı yüz binleri bulan ve musannef, müsned, sünen ve diğer hadis kitaplarında kayıt altına alınan Nebevî hadislerin; mütevatir olarak nakledilenleri 70 ila 265 arasında değişmektedir. İşte bu kitapta; bu nokta üzerinde titizlikle durularak oynanan oyun gözler önüne serilmektedir. Şöyle ki; âhâd haberlerin delil olmayacağı veya mütevatir haberlerin delil olacağı iddia edilince İslâm'ın temeli yok olmaktadır!!