Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAlim Efe Bir Yiğidin Gerçek Hayat HikayesiAyfer Aytaç

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Alim Efe Bir Yiğidin Gerçek Hayat Hikayesi PDF Ekitap İndir

Ayfer Aytaç · Yazar

Bir insan ölürken başka herkesin yaşıyor olması, hayatın devam ettiğinin bilinmesi, sıcak nefesin soğuk sona teslim edilmesi, ruhun teslimiyeti anında hiç hoşa giden bir duygu değildi. Rehavete sokuyordu ruhu daralmışlığında. Ölüm neden soğuktu böyle; sıcacık...

Sayfa
232
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
TUNA KİTABEVİ
ISBN
9786054309269
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Bir insan ölürken başka herkesin yaşıyor olması, hayatın devam ettiğinin bilinmesi, sıcak nefesin soğuk sona teslim edilmesi, ruhun teslimiyeti anında hiç hoşa giden bir duygu değildi. Rehavete sokuyordu ruhu daralmışlığında. Ölüm neden soğuktu böyle; sıcacık nefesleri sonlandırıyordu. Fakat ameli iyi olana, hakkıyla Hak adına hayır yayana ölüm, cefalı dünyadan kurtulup sefaya kavuşmak demekti. Bunu bilenler için ölüm, soğuk gelmezdi. Alim’in yaşamı, dünyaya serpilmiş bilcümle hayatta hep töhmet altında kalarak geçti sanılsa da; Alim hep koşarak hep kaçarak yaşamışsa da, onu sevenleri biliyorlardı; Alim’in Allah’ın mağfiretine mazhar olacağını… Zira Alim canlılığı boyunca, Rabbine naz niyaz etmekten bir an bile geri durmamıştı. Alim, asıl doğru olan dünyanın, ölümden sonraki hayatta var olduğunu çok iyi biliyordu. Bu gerekçeden olacak o, soğuk ölüme umursamaz gibi, gülümseyerek cevap vermek istedi. Ancak Rabbine günahkar bir kul olarak ulaşıyor olmanın utancıyla, ölümle birlikte yüzündeki gülümseme isteğini de dondurdu. Alim Efe bu yüzden ölüme de, gülümseyemeden gitti. Arkasında kalanları yasa boğarak... Gözlerini yaşa koyarak… Dünya üzerinde ölümün kapısını çalmadığı kimseler, yarınlardan bihaber yaşıyorlardı. Oysa dünyada ki görünen hayat “Sen yedin güllaç, ben yedim bulamaç. Sabah kalktık, sen aç ben aç.” Esasındaydı. Oysa ahrete göçmüşlükte, yani öteki gerçek olan dünyanın sofrasında, bütün insanlar aç ve muhtaçtı. Allah’ın merhametinden medetle doymayı arzulayacaktı. Zira orada yenilecek olan güllaç değil, günahın karşılığı ateşti.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗