Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAlnı MavideAhmet Büke

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Alnı Mavide PDF Ekitap İndir

Ahmet Büke · Yazar

Alnı Mavide’de Ahmet Büke, dünyayı bir baştan öbür başa kuşatan karanlığı görmeye çağırıyor okuru. Gencecik insanların öldürüldüğü; yaşam dolu yüreklerin kapatıldıkları gizli ya da açık tutsaklıklarda çürüdüğü; tutkuların, aşkların kire pasa bulandığı zamanımı...

Sayfa
160
Kategori
Roman
Yayın tarihi
2016-03-28
Yayınevi
CAN YAYINLARI
ISBN
9789750732010
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Roman ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Alnı Mavide’de Ahmet Büke, dünyayı bir baştan öbür başa kuşatan karanlığı görmeye çağırıyor okuru. Gencecik insanların öldürüldüğü; yaşam dolu yüreklerin kapatıldıkları gizli ya da açık tutsaklıklarda çürüdüğü; tutkuların, aşkların kire pasa bulandığı zamanımızın karanlıklarını... Dışımızdaki ve içimizdeki karanlıkları... Bunca günahın arasında debelenen, karınlarını doyurmak uğruna içleri her geçen gün daha da boşalan, yalnızlığın, kimsesizliğin, yoksulluğun çıldırttığı hikâye kahramanlarının, bir güzel “ah”ta, bir başka bedende, bir selamda, tokuşan kadehlerde arayıp buldukları umudun bu karanlıklara tuttuğu titrek ışığın da hikâyeleri bunlar. “Anam sofrayı kurup tabakları dizdiğinde tepsiye değen çatal kaşığın tıkırtısı, ıslak süpürgenin halının üzerinde akışı, mutfak kapısının hep aynı gıcırtıyla açılması, banyoya girince hücum eden ıslak yeşil sabunun kokusu, koridordaki buzdolabının altına kaçıveren hamamböceği, yarısı yolluğun altında kalmış bir tutam saçak, perdelerin dışarıdan esen yelle hafifçe ama sadece uçlarından gidip gelmesi, kapının eşiğinde teki ters dönmüş tokyolar, düz duran tekinin güneşten atmış mavi kuşak çizgisi, hızla okunan akşam ezanı, seccadenin serilirken ittiği havanın ayak parmaklarıma çarpıp kaybolması, tespih, imame, televizyon kapalıyken siyah arka panelinden aniden gelen belli belirsiz çıtırtılar, arkasının gelip gelmeyeceğini düşündüğüm o çıtırtılar, devamı gelmeyen çıtırtılar, ekrandaki bayrak töreni, masanın muşambasından sıyrılarak uzayan, toparlanıp tekrar yüklenen, titreyen, için için renk değiştiren, yerçekimine adeta yalvaran, yakaran ama bir türlü düşemeyen su damlası... ve hepsi etrafımda dönüp dururken ipleri koparılmış bir kukla gibi kollarım kalkmıyordu.”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗