Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAnkara Günlüğü (1986-2018)Ertuğrul Taylan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Ankara Günlüğü (1986-2018) PDF Ekitap İndir

Ertuğrul Taylan · Yazar

2003'de Türk İdareciler Derneği'nce yayımlanan Kaymakam Günlüğü kitabımın sunuş yazısında şunları yazmıştım: "Ben yalnız ve içine kapanık bir adamım. Az konuşan ve asık suratlı. Günlük tutmak benim için bir sesleniş ve içini döküştür." Kaymakam Günlüğü'nün yay...

Sayfa
720
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
DORLİON YAYINLARI
ISBN
9786052498385
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

2003'de Türk İdareciler Derneği'nce yayımlanan Kaymakam Günlüğü kitabımın sunuş yazısında şunları yazmıştım: "Ben yalnız ve içine kapanık bir adamım. Az konuşan ve asık suratlı. Günlük tutmak benim için bir sesleniş ve içini döküştür." Kaymakam Günlüğü'nün yayımlandığı yılın sonbaharında bir gün, İdarecinin Sesi dergisinin yayın kurulu toplantısına katılmıştım. Kurul üyesi olan bir emekli vali, kitabımda kilotumda kan görülmesi ve karımı tokatlamam gibi parçaların bulunmasından, "meslek adına utanç duyduğu" şeklinde konuştu. Bunun üzerine şunları söyledim: Günlükte, günlük hayatın sıkıntıları dile getirilirdi. Özeleştiri de yapılırdı. Bundan gocunulmamalıydı... Bu mealdeki konuşmalardan sonra, okur yazar idarecilerden olan yayın kurulu başkanı olan vali, sormam üzerine, şahsen tanışmadığımız bir akademisyenin, kitabıma dair olan olumlu yazısının dergide yayımlanmayacağını söyledi. Toplantıyı terk edip dergi yayın kurulundan istifa ettim. Kaymakam Günlüğü üzerine, haftalık kitap okuma yazılarımın çıktığı mahalli bir gazetede bir yazı yazdım. Yazıda, yukarıdaki olaydan bahisle, çok yorulduğum ve kanserden kaygılandığım bir devrede, bir gece kilotumda kan lekesi gördüğümü anlattım. 37 yıllık eşime de, gene sıkıntılı bir devrede bir tokat attığımı. Bunlar insani zaaflardı. İdareciler mesleği adına, vali olabilmek için politikacıların veya cemaat liderlerinin peşinden koşmak; kadın, kumar veya yarar düşkünü olmak gibi davranışlardan utanılırdı. Hani, bunları yapmış olsaydım da "yazardım ve yayımlardım. Zira olduğun gibi görünmek, hak bildiğin yolda gitmek ilkelerine uygun çalışmıştım." Meşhur deneme ve günlük yazarlarımızdan Salah Birsel'in Aynalar Günlüğü'nün 20 ocak 1986 tarihli parçasından bir cümleyi alıyorum: "Gerçekte bir insanın kendini bilmesi, kendini tanıması, onu, tüm aksırık ve tıksırıklarıyla kitabına boca etmesi, öyle kolay iş değil." Günlüğümde kendimi, çevremi ve Ankara’yı ne derece anlatabildiğimi bilmiyorum. Ancak yalansız dolansız yazdım. Özeleştiri de yaptım, görüp duyduklarımın aklımın almadıklarını da, eleştirdim. Kitabıma, defterlerim ve kağıtlarımdaki notlarımın, takriben onda biri kadarını alabildiğimi de belirteyim. Montaiğne, kitabının önsözünde, "kendimi olduğum gibi anlatıyorum" demiştir. Bu söz, bu kitap için de geçerli sayılabilir.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗