Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRArzu OkuluAtalay Girgin

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Arzu Okulu PDF Ekitap İndir

Atalay Girgin · Yazar

Hazza açılan kapılar, aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı. Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı. Maddi haz ayrıcalığı gemisi, tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını, kimseler duymadan, kimseler bir şeyler sezinlemeden, sessiz ve s...

Sayfa
350
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
DORLİON YAYINLARI
ISBN
9786052492222
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Hazza açılan kapılar, aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı. Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı. Maddi haz ayrıcalığı gemisi, tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını, kimseler duymadan, kimseler bir şeyler sezinlemeden, sessiz ve sakince son limana bıraktığında, aylardan şubattı. Kimisi gassal, kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular, Arzu Okulu’nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık. Onlar da “hayır” demediler. Ya Öğrenciler…? Onlar, başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı. Uykusuz kalırlar, sınırları zorlayan hayallere, ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı, hem de neler neler… Zekâ; onların çalıştıkça keskinleşen, kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi. Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe, öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı. Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların, fikirlerin, eylemlerin... Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı. Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu, bazen de kutsal kitaplar… Bazen okşarlardı, bazen döver, söver, hakaretler, küfürler savururlardı. Bazen böler, parçalar, uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi. Diledikleri kıvama gelebilsinler, diledikleri biçimi verebilsinler, diledikleri kalıba sokabilsinler diye… En özel, en gizli, en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar, hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye… “Eğitim, niye yapılırdı ki zaten?” Hele de Arzu Okulu’nda…
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗