Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAşk-ı KabristanUmut Kozak

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Aşk-ı Kabristan PDF Ekitap İndir

Umut Kozak · Yazar

Onunla birlikte sanki her şey antika kesilmişti bana. Bir eski zaman gibi esiyordu rüzgâr. Eşyalar, yollar, kaldırımlar, mezar taşları antika. Bir kaç yüzyıl ardına konmuştu âdeta zaman. Yaşanası bir zamana… Sanki süslü faytonlar geziniyordu sokaklarda. Sokakl...

Sayfa
160
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
MOLA KİTAP
ISBN
9786054611867
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Onunla birlikte sanki her şey antika kesilmişti bana. Bir eski zaman gibi esiyordu rüzgâr. Eşyalar, yollar, kaldırımlar, mezar taşları antika. Bir kaç yüzyıl ardına konmuştu âdeta zaman. Yaşanası bir zamana… Sanki süslü faytonlar geziniyordu sokaklarda. Sokaklarda şerbetler dağıtılıyordu. Gül kokuyordu ortalık. Sanki arabaların arkasında, kısa etek çağrıştıran, şehvet çağrıştıran “Liselim” değil de, asaletli bir “Medreselim” yazıyordu. Kapılarda çift tokmak mı vardı? Erkek misafir gelirse kalın tokmağa vuracak ve evin erkeği açacak kapıyı, ince tokmak vurulursa bilinir ki gelen misafir kadındır ve kapıyı evin hanımı açacaktı? Onun hallerinde kapılar namahrem bir zamana vuruyor, kapılar bir eski zamana tıklıyordu. Yoksa ben, Cumbalı, kafesli, payandalı ahşap bir evde mi oturuyordum? Kapımın üzerinde geniş bir saçak mı vardı, yoldan geçenleri yazın güneşten, kışın yağmurdan koruyacak? Saçağın altında duran misafirlere yazın soğuk ayranım, kışın sıcak çayım mı vardı? Güzel temenniler, hoş sözler mi vardı ağızlarda? İki kelimenin biri küfür olmaktan firar mı etmişti? Güven mi veriyordu en ıssız en kuytu yerler bile? Kapılar sadece bir mandalla mı tutturulmuştu? Mal, ırz, namus o kadar güvende miydi? Bir kandilin ışığında sohbet ederken mi dinleniyordu insanlar? Boyunlarına Mushafları asmışlarda Kur´an öğrenmeye mi koşuyordu çocuklar? Feraceli kadınlar mı dolaşıyordu sokaklarda? Kadınlara bir kere olsun bakmaya hayâmı ediyordu erkekler? Her şeyden bir sadelik mi akıyordu? Sadaka taşları dolmuş taşmış da akçeler yerlere mi düşüyordu? Zekât verilecek insan bulunmuyor muydu? Kıraathanelerde kitaplar mı okunuyordu? Mescitler genç, yaşlı dolup dolup boşalıyor muydu? Her mekân ismine lâyık mı yaşıyordu? Huzurevleri henüz açılmamış, yaşlıların yeri çocuklarının torunlarının yanımıydı? Leyleklere kadar vakıflar, han kâhlar, kervansaraylar mı kurulmuştu? Sürre alaylarımı düzenleniyordu hicaza? Bir eski âlem esiyordu onun namahrem bakışlarından.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗