Kitap hakkında
Özay Öz, hayvanların aşk serüvenlerini alışılmadık bir mizahla kaleme alırken, aslında insanın kendi tutkularına ayna tutuyor. Çiftleşme, hayvanlar dünyasında bir son değil, bir başlangıçtır sanki; asıl büyü, o anlara giden yolda gizlidir. Erkeğin dişisini etkilemek için verdiği mücadele, saatler süren kur dansları, bir serçenin üç aylık nişanlılık dönemi... Hepsi, saniyelerle ölçülen o anın öncesindeki heyecanı anlatır. Peki ya insan? Damızlık eşeğin günde sekiz kez tekrarladığı o ritmi, engereğin on beş saat süren tutkusunu ya da soğuk suda 54 saat direnen kurbağaların rekorunu kıskanmak, aslında neye işaret eder? Belki de aşkın sadece bir noktaya değil, o noktaya varana kadar geçen zamana, çabaya, hatta hüsrana bile değer olduğunun itirafıdır bu. Bridenne’in çizgilerine bakarken, imrenmenin tuzu biberi olsun ister insan; çünkü haz, ancak kıskanıldığında gerçek anlamını bulur.