Kitap hakkında
Sözcükler zamanla canlılığını yitirir, tıpkı emeğin birikip sahibinden kopması gibi. Başkalarının ellerinde şekillenen ezberler, bir süre sonra kendi sesimizi boğmaya başlar. İlk öğrendiğimiz kelimeler, vicdanımızın temeli olur; mitlerimiz, masallarımız da bu temel üzerine inşa edilir. Peki ya bu sözler artık bizi temsil etmiyorsa? Ya ezberlerimiz, özgürlüğümüzü kısıtlayan zincirlere dönüşmüşse? Kendi dilimizi yeniden keşfetmek, yabancılaşmış kalıpları kırmakla mümkün. Ancak o zaman hem kendimizi hem de anlatılarımızı gerçek anlamda sahiplenebiliriz. Çünkü asıl hikâye, ezberlerin ardında gizlidir.