Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAteş ve Güneş & ZeytindağıFalih Rıfkı Atay

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Ateş ve Güneş & Zeytindağı PDF Ekitap İndir

Falih Rıfkı Atay · Yazar

“Zeytindağı, Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hadiselerinden biridir.” Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Falih Rıfkı Atay’ın imparatorluğun yıkılışını kaleme aldığı, herkesin defalarca okuduğu Zeytindağı, bu dönemin ve bu coğrafyadaki gözlemlerinin eseridir. Bu...

Sayfa
304
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
2018-03-05
Yayınevi
POZİTİF YAYINLARI
ISBN
9786054726776
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

“Zeytindağı, Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hadiselerinden biridir.” Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Falih Rıfkı Atay’ın imparatorluğun yıkılışını kaleme aldığı, herkesin defalarca okuduğu Zeytindağı, bu dönemin ve bu coğrafyadaki gözlemlerinin eseridir. Bu eser açık konuşan, kendini dahi hafiften eleştiren bir üsluba sahipti. Zeytindağı, dönemin bir muhasebeydi. Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır. Prof. Dr. İlber ORTAYLI Dört yıl süren bir savaş nasıl hatırlanır? Bunun tek bir yolu yordamı olmasa gerek. Ancak Türkiye’de özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın hatırlanmasıyla ilgili çok çetrefil ve girift bir durum var. Türkiye halen bu savaşın Çanakkale gibi bazı bölümleriyle yatıp kalkarken, Falih Rıfkı Atay’ın önce Ateş ve Güneş, sonra Zeytindağı’nda anlattığı Suriye cephesi, sondaki bozgunun etkisiyle olsa gerek adeta yok sayılır. Atay, bu iki kitapta, aynı malzemenin iki ayrı dönemde nasıl farklı hatırlanacağını bize gösterir. Cüneyt Tandoğan’ın Zeytindağı’nın farklı yıllardaki basımları üzerinden yürüttüğü eleştirel karşılaştırma ise, hafıza ve hatırlamanın her yeni dönemde yeniden konumlandırılması gerektiğini iyice anlamamızı sağlar. Tandoğan’ın ortaya çıkardığı bu ilginç yayın, Atay’ın eserlerini sadece tarihe tanıklık açısından değil, hatırlama ve hatırlananı yazmanın metinsel değeri üzerinden de yeniden düşünmemizi sağlayacak. Yrd. Doç. Dr. Erol KÖROĞLU Boğaziçi Üniversitesi I. Dünya Savaşı tarihi ortalama okur açısından hâlâ ‘kapalı kutu’ sayılır. Hâlâ savaşın rezilliğini, verilen kayıpları bir ‘ruh’ ile açıklamak isteyenler çok. 1918’de cepheden dönen Falih Rıfkı, tren istasyonundaki askerlere “Benim Ahmed’i gördünüz mü?” diye soran köylü kadınını ve kendi çaresizliğini şöyle anlatır: “Ahmed’i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek... Fakat biz Ahmed’i kumarda kaybettik!” Falih Rıfkı’nın anıları sadece yüz yıl öncesini değil, içinde yaşadığımız günleri de anlamak için çok yararlı... Prof. Dr. Ayhan AKTAR İstanbul Bilgi Üniversitesi
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗