Kitap hakkında
Kasımın o soğuk ve kasvetli akşamında, şehir sessizliğe gömülmüştü. Loş sokaklarda yankılanan tek ses, genç adamın içindeki fırtınayı andıran nefesiydi. Alnından süzülen teri silerken, bulutların arasından süzülen ay ışığına takıldı gözleri. Bir an durdu, sonra başını eğdi; gölgesinde can bulan o kızın yüzü, zihninde yeniden beliriverdi. Artık ne bir resme ne de bir hayale ihtiyacı vardı; kalbindeki yegâne gerçek, sadece o kızın varlığıydı.
Günler sonra elinde bir gülle karşısına dikildi sevdiğinin. Umursamaz bir tavırla gülü aldı kız, sonra koşar adım uzaklaştı. Genç adamın gözleri, yerde savrulan gül yapraklarını izlerken, her biri kalbine saplanan birer hançer gibiydi. O günden sonra yüreğindeki ayna paramparça oldu; geriye sadece acının kabuk bağlamış izleri kaldı.
Günler sonra elinde bir gülle karşısına dikildi sevdiğinin. Umursamaz bir tavırla gülü aldı kız, sonra koşar adım uzaklaştı. Genç adamın gözleri, yerde savrulan gül yapraklarını izlerken, her biri kalbine saplanan birer hançer gibiydi. O günden sonra yüreğindeki ayna paramparça oldu; geriye sadece acının kabuk bağlamış izleri kaldı.