Kitap hakkında
Gökyüzünün o derin mavisi, insanın içine sığmadığı bir hapishane gibi. Kuşlar özgürlüğün kanatlarıyla uçarken, bizler yerle gök arasında sıkışıp kalmışız; içimizdeki boşlukların, kırıkların efendisi olarak. Taner Aysel, bu incecik kitapta, dünyanın yalnızca soluk alıp vermekten ibaret olmadığını hatırlatıyor. Denizlerin hüzünlü şarkıları, dağların sessiz çocukları, toprağın sabırlı elleri... Hepsi bir araya gelip insanın yüreğindeki ağırlığı, sanrıları ve bekleyişleri anlatıyor.
Dilimiz ahirete mektuplar yazarken, ellerimiz bu dünyaya bulaşmış kalıyor. Kim bilir, belki de kuşlar içimizi görmesin diye maviliklere sığınıyoruz. Ay ışığının kestiği yerde, ruhumuzun gölgeleriyle dans eden bu şiirsel anlatı, insanın varoluş sancısını fısıldıyor. Kırılgan ama güçlü, hüzünlü ama umutlu... Bir nefes alıp, içimizdeki fırtınayı dinlemek için.
Dilimiz ahirete mektuplar yazarken, ellerimiz bu dünyaya bulaşmış kalıyor. Kim bilir, belki de kuşlar içimizi görmesin diye maviliklere sığınıyoruz. Ay ışığının kestiği yerde, ruhumuzun gölgeleriyle dans eden bu şiirsel anlatı, insanın varoluş sancısını fısıldıyor. Kırılgan ama güçlü, hüzünlü ama umutlu... Bir nefes alıp, içimizdeki fırtınayı dinlemek için.