Kitap hakkında
Anadolu’nun uçsuz bucaksız bozkırında, zamanın tozlu yollarında kaybolmuş hikâyeler var. Murat Bahadır’ın kaleminden dökülen bu anlatıda, bir babanın hafızasından süzülen anılar, geçmişin o sıcak ve yorgun izlerini günümüze taşıyor. Çocukluğun o masalsı günlerinde, yumurta karşılığı alışveriş yapan bir çerçinin peşinde koşarken ya da köy meydanında seyyar berberlik yaparken yaşanan kahkaha dolu maceralar, gerçekle kurguyu ustaca harmanlıyor. Her satırda, bozkırın sert rüzgârlarıyla yoğrulmuş bir yaşamın izleri var.
Bu hikâyelerin ardında, omuzlarında koca bir dünyayı taşıyan anneler duruyor. Emine Hanım gibi, çocuk yaşta gelin gelen, çileli günlerin içinde dimdik ayakta kalan Anadolu kadınları... Onların fedakârlıkları, bozkırın çetin koşullarında yeşeren umutları simgeliyor. Kırşehir’in o bildik deyimleri, yöreye özgü sözleriyle bezeli bu kitap, geçmişin izinde bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Unutulmaya.
Bu hikâyelerin ardında, omuzlarında koca bir dünyayı taşıyan anneler duruyor. Emine Hanım gibi, çocuk yaşta gelin gelen, çileli günlerin içinde dimdik ayakta kalan Anadolu kadınları... Onların fedakârlıkları, bozkırın çetin koşullarında yeşeren umutları simgeliyor. Kırşehir’in o bildik deyimleri, yöreye özgü sözleriyle bezeli bu kitap, geçmişin izinde bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Unutulmaya.