Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRAyrı OlanlarEzgi Su Demir

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Ayrı Olanlar PDF Ekitap İndir

Ezgi Su Demir · Yazar

Gözümü Tuğba'nın sesiyle açmıştım. Aniden doğruldum ve etrafımı incelemeye başladım. Tuğba'nın elinde şırınga vardı ve bana doğru yürüyordu. Korkuyla ayağa kalktım ve kalkmamla başımın dönmesi bir oldu. Bu sırada Poyraz beni tuttu. "İyi misin? Otur şöyle." Kol...

Sayfa
112
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
AYSİMA YAYINLARI
ISBN
9786259452463
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Gözümü Tuğba'nın sesiyle açmıştım. Aniden doğruldum ve etrafımı incelemeye başladım. Tuğba'nın elinde şırınga vardı ve bana doğru yürüyordu. Korkuyla ayağa kalktım ve kalkmamla başımın dönmesi bir oldu. Bu sırada Poyraz beni tuttu. "İyi misin? Otur şöyle." Kolumdan tutuyordu. Yavaşça sedyeye oturttu ve yanıma oturdu. "Korkma bu iğne senin için değil. Üstelik kendisi Eczacı Tuğba hanım." "Biliyorum." dedim. Sesim netti. "Kendisi abim olur." "Abi? Senin abin mi var? Hem... Bu Tuğba…" Sözünü kesmiştim. "O manada değil. Rp yani kendi kurgumun Rp’sini yaparken abim olmuştu. Sonra da ona öyle alıştım işte." Gözlerim yerdeki taşlardaydı. Sonuçta, sevdiğim herkesin yeri ayrı bende. Bana göre, görüşleri, isimleri, içleri... En önemlisi de kim oldukları farklı. Bazı yaralar kapanmaz. Sadece yara bandı yapıştırılır. Ne de olsa, yara bandının ömrü kısadır. Ya yıpranır ya da eskir... Hafif kar yağıyordu. Yüzümdeki kanın aktığını hissettim ve elimi cebime attım. Aniden telefonumu aldım ve kameradan kendime baktım. Yüzüm... Gerçekten de kırmızıydı ve kanlar yavaş yavaş akıyordu. Geriye beyaz tenim kalıyordu. Önce kendime, sonra da arkamdaki Coşkun Hoca'ya baktım. Hâlâ beni takip ediyordu. Bir anda durdu ve telefonunu aldı. Bekledi, bekledi ve aniden kulağına götürdü. Yüzünden, hiç iç açıcı olmadığı belli oluyordu. O telefonla konuşurken hızla yürüdüm ve önüme baktım. “Ben kimdim? Hatalarından kaçmaya çalışan insan mı? Yoksa suçsuz yere hataya düşen mi?” Soğuktan ellerim donuyordu... Çok geçmeden başım dönmeye başladı ve karşımda birini gördüm. Yakasına baktığımda rozeti görebiliyordum. Rozet... "Hülya" yazıyordu. "Hülya... Ah, Bengü'nün ablası olmalı." diye iç geçirdim.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗