Kitap hakkında
Taşra istasyonlarının sessizliğinde, kuruyup gitmiş bir portakal ağacı gibiyim. Gölgem yerde küçülmüş, aynalar ise yüzüme yabancı bakıyor. Ne aradığımı bilmeden aradım yıllarca; kesme taşlı peronlarda, bitmeyen umutların gölgesine sığınarak. Koşarken yetişmeye çalıştığım o trenlerin buğulu camlarında, bir anlığına gördüm onu: kaybolmuş çocukluğumu. İçimdeki hüzün, istasyonların soğuk taşlarına sinmiş gibiydi. Yitik zamanın izlerini sürerken, tren düdükleriyle yankılanan geçmiş, bir daha hiç bırakmamacasına yüreğime oturdu.