Kitap hakkında
İnsanların yüzüne bakıp gülümsemek, aslında onun kendi yüzündeki ifadeyi görmekten geliyordu. Evet, huysuzluğuyla tanınıyordu; ani tepkileri, sabırsızlığı biliniyordu. Ama karşısındakinin kendini mükemmel sanıp onu aptal yerine koyması, dayanılır gibi değildi. Aktar dükkanında çalışan biriyseniz, müşterinin karşısına saçları gür, vücudu formda çıkmalıydınız; tıpkı bir reklam yüzü gibi. "Bu kremi siz de kullandınız mı?" diye soran kadına, "Elbette, bu dolgunluğu ona borçluyum," yanıtını vermek, mesleğin cilvesiydi belki de. Yıllar içinde fark ettiği tek gerçek vardı: Herkesin bir derdi, bir kompleksi, bir sırrı. Kimse tam değildi; kimse kusursuz görünmekten vazgeçmiyordu.