Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBakırköy Akıl Hastanesi'nin Gizli TarihiBilinmeyen

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Bakırköy Akıl Hastanesi'nin Gizli Tarihi PDF Ekitap İndir

Bilinmeyen · Yazar

“Bakırköy Akıl Hastanesi’nin Gizli Tarihi”, yazarları ve anlattıklarıyla başka hiçbir kitaba benzemiyor! Kimilerimizin önünden geçtiği, kimilerimizin şakalarına konu yaptığı, ama pek azımızın “içerde” neler olup bittiğinden haberdar olduğu “Bakırköy” hakkında...

Sayfa
551
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
OKUYAN US YAYIN
ISBN
9786054054190
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

“Bakırköy Akıl Hastanesi’nin Gizli Tarihi”, yazarları ve anlattıklarıyla başka hiçbir kitaba benzemiyor! Kimilerimizin önünden geçtiği, kimilerimizin şakalarına konu yaptığı, ama pek azımızın “içerde” neler olup bittiğinden haberdar olduğu “Bakırköy” hakkında birinci elden bilgiler, anılar, anekdotlar bu kitapta toplanıyor! Kimler yok ki bu çılgın projede… Doktorlar, hemşireler, avukatlar, bir bahçıvan ve bir de fotoğrafçı. Her biri, Bakırköy imgesinin kendi dünyasındaki yansımasını anlatıyor. Yazıların kimi ciddi, kimi eğlenceli, kimi ise hiçbir tarife sığmıyor! “…Hasta, ‘İster ver ister verme,’ dedi, ‘ben on iki seneden beri içerdeyim. Altı cinayetim var, sen yedincisi olursun. Benim için cezaevi daha rahat olur…’” “…Sanırım o da rahmetli oldu. En son ayağı tromboflebit olmuş, fil gibi şişmişti. ‘Hastanede ölmek yerine, Ali Sami Yen Stadı’nda ölürüm!’ diyordu…” “Bir hasta yatmıştı. Dosyasında, çıplak bir şekilde E-5'i trafiğe kapattığı için polis tarafından getirildiği notu vardı. Neden yaptığını sorduğumda, ‘ceketkaplumbağaseykobeşezdiler’ dedi manisinin verdiği hızla, tek kelimeymiş gibi. Sonradan anladım ki, bir kaplumbağanın ezildiğini görünce sinirlenmiş, yolun ortasına dikilmiş; ama insanlar sağından solundan geçmeyi sürdürünce, soyunup giysilerini ve saatini (Seiko 5) koyarak yolu kesmeye çalışmış ama onları da ezerek geçmişler.” “Bir iki ay bile geçmeden karşılaştığım realite, hayal edebildiğim her şeyden daha acıklıydı; gerçekşu ki, Foucault burayı görseydi hapishaneden değil, Nazi toplama kamplarından söz ederdi...” “‘Ya sen beni bıraktın gittin, tepemde bu adamlar hiç rahat vermediler bana,’ dedi. ‘Dede hangi adamlar, kimse yok,’ dedim. ‘Yok kızım, durmadan kalk kalk diyorlar.’ Anladım ki, oturduğu çamın tepesinde kargalar ‘gak, gak, gak’ ötüyorlardı. O sesleri ‘kalk’ anlamıştı. Çok güldüm. Ben onu, onların karga olduğuna inandıramazdım, o da beni adam olduklarına inandıramazdı. O da rahmetli oldu…”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗