Kitap hakkında
Gölgelerin içinden süzülen zaman, yavaşça çürüyüp kuşların kanat çırptığı o ıssız köşeye doğru akardı. Babamın gözleri, isli taşların anımsattığı her ne varsa oraya takılıp kalırdı; sessiz bir hüzünle ağlardı. Ben ise kuşlara bakmazdım, çünkü annem olmadan uçup gitseler de onsuz dönmelerini izlemek içimi acıtırdı. Dostum, eski bir kazağın kolları gibiydi; teselliye uzanır, sarılırdım ona. Arkadaşlarımın çantalarında taşıdıkları sözcükler, boylarını ölçen birer cetvel gibiydi sanki; büyüdüklerine inanmak için ellerinden geleni yaparlardı. Şimdi ellerimi çekiyorum, soluğum daralıyor. Bir yorgan bu kadar üşütebilir mi insanı?