Kitap hakkında
Sessizlik, bu hikâyenin en gürültülü yeridir. Çöl, yılların yükünü sırtlanmış bir tanık gibi durur; ne anlatır ne de unutur. Kelimeler, yangın misali dökülürken dilin kıyısından, susmak daha ağır gelir artık. Eski bir ağıt yükselir uzaklardan, tozlu yolların ve yarım kalan sözlerin arasında. Her şeyin bittiği yerde başlar aslında hiç bitmeyen: bir requiem, bir hatırlama, bir vazgeçiş.
Sözcükler, kum taneleri gibi kayar parmakların arasından; tutmak istersin, ama tutamazsın. Çöl, her şeyi bilir, her şeyi görür – yine de dudaklarını mühürler. Belki de bu yüzden hikâye, bir kez daha anlatılmak ister: suskunluğun gölgesinde, yangının izinde.
Sözcükler, kum taneleri gibi kayar parmakların arasından; tutmak istersin, ama tutamazsın. Çöl, her şeyi bilir, her şeyi görür – yine de dudaklarını mühürler. Belki de bu yüzden hikâye, bir kez daha anlatılmak ister: suskunluğun gölgesinde, yangının izinde.