Kitap hakkında
Dokuz yaşındayken geleceğe dair en büyük sorum, doktor mu yoksa futbolcu mu olacağımdı. Arkadaşlarımın tatil anılarını dinlerken, bir gün benim de babamla el ele okula yürüyeceğim günü düşlerdim. "Yarın yanımızda olacak," derdim kendi kendime. Oysa tüm hayallerim, bir pazar sabahı paramparça oldu. Babam bir daha dönmedi. On bir yaşına bile basmadan, tabutunun başında "Gitme baba" diye hıçkırırken, içimdeki umut da onunla birlikte gömüldü. Yıllarca gözyaşlarımla suladığım nefret tohumları, çocukluğumun en masum düşlerini kuruttu. Bir çocuğun vatanı, anne babasının sevgisidir; hayallerini, umutlarını, geleceğini onların sıcaklığıyla besler. Artık benim de böyle bir limanım yoktu. Geriye kalan tek şey, boş bir ufuk ve yüreğime çöken ağırlıktı.