Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBaşvekilim Adnan Menderes (Cep Boy)Celal Bayar

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Başvekilim Adnan Menderes (Cep Boy) PDF Ekitap İndir

Celal Bayar · Yazar

Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi tefekkürü ile Adnan Menderes ve Demokrat Parti'nin siyasi tefekkürü 10 yıl boyunca bir mücadele verdi. 27 Mayıs’a bağlanan bu mücadelenin derin sebeplerini bugün iyice görüyorum... Bu mücadeleyi, insanı şaşırtan teferruattan...

Sayfa
240
Kategori
Siyaset
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
TRUVA YAYINLARI
ISBN
9786055638474
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Siyaset ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi tefekkürü ile Adnan Menderes ve Demokrat Parti'nin siyasi tefekkürü 10 yıl boyunca bir mücadele verdi. 27 Mayıs’a bağlanan bu mücadelenin derin sebeplerini bugün iyice görüyorum... Bu mücadeleyi, insanı şaşırtan teferruattan sıyırıp, temel çatışmaların sebeplerine indirince, apaçık görünüyor ki, iki devlet görüşü on beş yıl boyunca, bir paranın iki yüzü gibi, aykırı yönlere bakmış, fakat aynı değeri sağlamaya çalışmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Lideri Sayın İsmet İnönü, Türkiye'de demokrasinin kurulmasını istiyordu. Ben, Adnan Menderes ve arkadaşlarımın kurduğu Demokrat Parti'yle, Türkiye'de demokrasinin kurulmasını özlemiş ve istemiştim. Fakat şairin: “Ol hakikat yektir amma, iş rivayet muhtelif" dediği gibi, bizim devlet görüşümüz başka, İsmet İnönü'nün Devlet görüşü başka olduğu için, çatıştık ve birbirimize derdimizi anlatamadan 27 Mayıs'a ulaştık. Elbette olayı İsmet İnönü ve Adnan Menderes yahut Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti diye nitelendirmek eksik bir anlatımdır. Türkiye'de İsmet İnönü gibi düşünenlerle, Demokrat Parti gibi düşünenler arasında, Devlet Yönetimi anlayışı konusunda büyük bir anlaşmazlık ve çatışma olmuştur. Fakat taraflar, muhatapsız bir diyalog içinde bulunmasalardı, yani karşı tarafın, kendi fikirlerini iyice bildiği zannı ile sebepleri tartışacaklarına, neticeleri tartışmasalardı, 1946 da başlayan "Türkiye'de Demokrasi Yönetimi macerası" böyle bitmeyecek, böyle sonuçlanmayacaktı.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗