Kitap hakkında
1980'lerin Bulgaristan'ında yaşanan zorlu bir döneme ışık tutan bu kitap, devlet eliyle yürütülen sistematik baskının en karanlık yüzünü gözler önüne seriyor. Aralık 1984'te başlayan ve tüm ülkede etkili olan zorunlu isim değiştirme politikası, Türk kökenli vatandaşları derinden sarstı. Kimliklerinden vazgeçmeyi reddeden binlerce insan, cezaevlerine ve toplama kamplarına sürüldü. Belene Adası'ndaki kamp, bu zulmün simgesi haline geldi; direnenlerin iradesini kırmak, korku salmak için kurulan bir işkence merkeziydi.
Aylarca hücrelere kapatılan tutuklular, sürekli ölüm tehdidi altında yaşadı. Sorgular, fiziksel şiddet ve psikolojik baskılarla Bulgar kimliğini kabul etmeleri için zorlandılar. Ancak inançları ve aralarındaki dayanışma, her türlü işkenceyi boşa çıkardı. Belene, bir korku yuvası olmaktan çıkıp, Türklük bilincinin yeşerdiği bir direniş okuluna dönüştü. Kitap, bu acı dolu sürecin unutulmaz.
Aylarca hücrelere kapatılan tutuklular, sürekli ölüm tehdidi altında yaşadı. Sorgular, fiziksel şiddet ve psikolojik baskılarla Bulgar kimliğini kabul etmeleri için zorlandılar. Ancak inançları ve aralarındaki dayanışma, her türlü işkenceyi boşa çıkardı. Belene, bir korku yuvası olmaktan çıkıp, Türklük bilincinin yeşerdiği bir direniş okuluna dönüştü. Kitap, bu acı dolu sürecin unutulmaz.