Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBelki EbabillerSoner Oğuz

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Belki Ebabiller PDF Ekitap İndir

Soner Oğuz · Yazar

Soner Oğuz ikinci öykü kitabı Belki Ebabiller ile öykü yolculuğuna güçlü bir halka daha ekliyor. İnsanın içsel yalnızlığını, toplumsal savruluşları, kadın erkek iletişimsizliğini klişelere düşmeden hatta yer yer klişelerle alay ederek özgün bir dille anlatan O...

Sayfa
128
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
HECE YAYINLARI
ISBN
9786059279017
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Soner Oğuz ikinci öykü kitabı Belki Ebabiller ile öykü yolculuğuna güçlü bir halka daha ekliyor. İnsanın içsel yalnızlığını, toplumsal savruluşları, kadın erkek iletişimsizliğini klişelere düşmeden hatta yer yer klişelerle alay ederek özgün bir dille anlatan Oğuz, kurmacalarını dildeki başarısından ödün vermeden postmodern tekniklerle harmanlıyor. Kitaptaki öykülerde rahat, akıcı bir üslupla çarpıcı anlam adacıkları inşa eden yazar; ne bireyi ne toplumu göz ardı ediyor; sahici diyaloglar, samimi monologlar sayesinde öyküleri aynı anda hem toplumsal olana hem de bireysel olana doğru genişletiyor. İronik anlatımların da yer aldığı öykülerde nüktedan dil kimseyi incitmiyor, doğrudan sesin sahibine yönelerek safça bir muhasebenin ortaya çıkmasına olanak veriyor. Şiirsel söyleyişin imkânlarını realiteden, gerçeklikten kopmadan eserlerinde kullanan Soner Oğuz, Belki Ebabiller kitabında insana, hayata, aşka, tarihe, hüzne, yalnızlığa, umuda ustalıklı bir mesafeden ışık tutuyor. “Dövmüyor, sövmüyor, ardımdan çelme takmıyorlar. Belki yarın gülerim bile. Asılsız bir rivayet miymiş onlar? Kimsenin benimle derdi yokmuş da aldanmış mıyım? Sokağı çoktan geçtim, başıma bir şey gelmedi henüz. Büyük karşılama meydandadır belki. Büyük savaşlar meydandadır zira. Sığınağım, taksiti bitmemiş evim nerede kaldı? Tepeden erken inen bir okçu da ben miyim yoksa? Direnebilir miydim daha? Ve ne kadar? Kalbimde ritimsiz çarpıntılardan doğan bir hisle kaldım. O hisle yürüyorum. Derken bir çürüme alıyor gövdemi, etlerim sıyrılıyor kemiğimden. Lime lime dökülüyorum ışıklı kaldırımlara. Camekânlara yansıyan şu ucube ben miyim? Hiçbir tarihi hatırlamaksızın, hiçbir hatırası olmaksızın yürüyorum. “İncir neydi Tanrım, zeytin ne?” Bunu sora sora kemiklerimden sıyrılıp dökülüyorum kaldırımlara. Ardımda sırıtkan sahibinin tasmasından tutup da gezdirdiği bir köpek arsızca yalanıyor.”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗