Kitap hakkında
Eylül, adını duyduğunuzda aklınıza yalnızca solan yapraklar ve vedalar gelmesin. Leyla Karabağlı'nın kaleminden dökülen *Ben Eylül*, bu mevsimi bambaşka bir gözle yeniden keşfetmenizi sağlıyor. Kim bilir belki de eylül, düşündüğünüz gibi hüzünle değil, sessiz bir coşkuyla iç içe geçmiştir. Yapraklar sararırken bile altın renginde parıldamaz mı? Akşamın alacakaranlığında gökyüzü, gümüş bir tepsiye serilmiş yıldızlarla süslenmez mi?
Bu kitap, eylülün yalnızca bir geçiş değil, kendi başına bir varoluş olduğunu fısıldıyor. Güneşin son sıcaklığı, denizdeki yakamozun dansı, rüzgârın taşıdığı hafif bir melodi... Hepsi, bu ayın gizli yüzünde saklı. Karabağlı, sayfalar arasında eylülü öyle bir anlatıyor ki, siz de onunla birlikte o gümüşi ışığa kapılıp gidiyorsunuz. Belki de asıl hüzün, bu büyülü anları kaçırmakta saklıdır.
Bu kitap, eylülün yalnızca bir geçiş değil, kendi başına bir varoluş olduğunu fısıldıyor. Güneşin son sıcaklığı, denizdeki yakamozun dansı, rüzgârın taşıdığı hafif bir melodi... Hepsi, bu ayın gizli yüzünde saklı. Karabağlı, sayfalar arasında eylülü öyle bir anlatıyor ki, siz de onunla birlikte o gümüşi ışığa kapılıp gidiyorsunuz. Belki de asıl hüzün, bu büyülü anları kaçırmakta saklıdır.