Kitap hakkında
Hastanede geçen günler, çoğu zaman fark edilmeyen bir yalnızlığın kapılarını aralar. İnsan, sağlığı yerindeyken sevdikleriyle dolup taşan bir hayat sürer; ama acı ve hastalık bastırdığında, yanında sadece kendi yüreğinin atışlarını duyar. Özellikle geceleri, koridorların sessizliğiyle kuşatılan hasta için tek umut ışığı, hemşirenin adımlarıdır. Onlar, karanlıkta kaybolan umutları yeniden canlandıran, geceye dirençle tutunan birer fener gibidir. Gündüzün telaşında fark edilmeyen bu gerçek, akşamın gölgeleriyle birlikte belirginleşir. Doktorlar hastaneleri aydınlık koridorlarla özdeşleştirirken, her hastanenin derinliklerinde bir gece saklıdır. Ölüm anı ise her şeyden farklıdır; çoğu aile, bu anı paylaşmaktan kaçınır. Tolstoy’un da dediği gibi, can çekişen bir varlıkla karşılaşan insan, içindeki dehşeti bastıramaz. Çünkü gözlerinin önünde, bir hayatın sessizce silinişine tanıklık eder.