Kitap hakkında
Çocukluğum, dağların eteklerinde koyun otlatırken geçti. Güneşin altında, kekik ve reyhan kokularıyla sarhoş olur, kayaların gölgesinde uykuya dalardım. Rüyalarımda kuşların cıvıltısı, cırcır böceklerinin uyarısıyla uyanırdım: "Kalk artık, sürü tepeyi aştı!" O günler geride kaldı. Şimdi insanlar birbirine selam vermekten bile kaçınıyor. Büyüdüm, değirmen yoluna düştüm. Taşa attığımız buğdayın un olarak dönmesi gibi, zihnimiz de yaşadıklarımızı öğütüp anlamlı hikâyelere çeviriyor. Bu kitap, o unutulmaz anların izini sürüyor; geçmişin tozlu yollarında kaybolup giden masumiyetin, doğanın ve insanın iç içe geçtiği anların bir yansıması. Okudukça, belki siz de kendi değirmen taşınızın döndüğünü hissedeceksiniz.