Kitap hakkında
İnsanlığın adil bir dünyaya kavuşması, ancak yüzeysel ayrımların ötesine geçebildiğimizde mümkün olacak. Düşünce, inanç, köken ya da yaşam biçimi üzerinden kurulan yapay sınırlar yerine, her bireyin sadece insan olduğu için hak ettiği saygıyı gördüğü bir toplum hayal edelim. Üstelik bu saygı yalnızca insanlarla sınırlı kalmamalı; sokakta karşılaştığımız her canlıya, doğanın her parçasına yönelmeli. Mahallemizin kedisi, bahçemizdeki ağaç, hatta havayı paylaştığımız en küçük böcek... Hepsinin bu dünyada barış içinde var olma hakkı var. Sümerlerin adalet tanrısı Utu, Roma’nın Justitia’sı ya da Yunanların Themis’i, ancak bu bilinçle hareket ettiğimizde gülümseyerek bakacak bize. Unutmayalım: Adalet, ulaşılmaz bir ütopya değil, her gün yeniden inşa etmemiz gereken bir sorumluluk. Gözlerimizin gördüğünün ötesinde bir ışık varsa, o da bu çabadan doğar.