Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBeyaz Dağ'da Bir Gün / Dersim DefterleriEmirali Yağan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Beyaz Dağ'da Bir Gün / Dersim Defterleri PDF Ekitap İndir

Emirali Yağan · Yazar

15 Ağustos 1938’de Dersim’de neler oldu? İnip kalkan süngüler, durmaksızın çalışan makineli tüfekler, vurulup üzerlerine düşen yakınları sayesinde hayatta kalan çocuklar, bebeklerini kurtarmak için azgın derelere bırakan anneler, evleri barkları dağılan ailele...

Sayfa
314
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
İLETİŞİM YAYINLARI
ISBN
9789750511745
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

15 Ağustos 1938’de Dersim’de neler oldu? İnip kalkan süngüler, durmaksızın çalışan makineli tüfekler, vurulup üzerlerine düşen yakınları sayesinde hayatta kalan çocuklar, bebeklerini kurtarmak için azgın derelere bırakan anneler, evleri barkları dağılan aileler, işkenceler, eziyetler… Cumhuriyet tarihinin kara sayfalarından biri olan Dersim Harekâtı’nın tanıkları aradan geçen onca zamana rağmen olan biteni acı içinde hatırlıyorlar. “Tertele” tanıklarının dehşet verici hikâyeleri bir insanlık dramını gözler önüne seriyor. Emirali Yağan’ın, Dersim Harekâtı’nda sergilenen şiddetin doruk noktasına vardığı 15 Ağustos 1938’de Beyaz Dağ’da yaşananların tanıklarıyla görüşmeleri bir araya getiren kitabı, aynı zamanda Dersim’deki gündelik hayatın, kültürün detaylarını da ortaya koyan bir çalışma. “… Beni bu ölülerin arasında bırak, ben bir ölüyüm, benimle oyalanma, var git sen kendi selametini ara! Bir alay asker gelse atık umurumda değil; bu yüzkarası dünya yaşanacak bir dünya değil!” “… Ablamın ağırlığı üzerime bindi. Ağırlığı altından kurtulmak yerine tırnaklarımla toprağı kazıyor, yerin dibine girmeye çabalıyorum. Üzerime ablamın ılık kanı boşalıyor. Ben ha bire toprağı tırnaklıyorum. Toprağın altına girmek için cebelleşirken kendimden geçmişim…” “… 38’den sonra yirmi yıl bizim buralarda davul zurna çalınmadı. Düğünler sessiz törensiz bir biçimde olup bitiyordu.”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗