Kitap hakkında
İstanbul’un en canlı noktalarından Beyoğlu, gündüzleri rengârenk kalabalığıyla nefes alırken, gecenin karanlığı çöktüğünde bambaşka bir yüzünü gösterir. İstiklal’in ışıltılı vitrinleri yerini loş sokaklara, barların uğultusu ise gizemli bir sessizliğe bırakır. Gece yarısından sonra açılan kapıların ardında, farklı dünyaların kesiştiği bir alem başlar: Arap pavyonları. Burada, gün boyu uyuklayan erkekler avcı içgüdüleriyle uyanır, kadınlar ise makyajın ve estetiğin ardına sakladıkları gerçek yüzleriyle sahneye çıkar. Fuhuşun, paranın ve umutsuzluğun kol gezdiği bu gece âlemi, kimi zaman acı dolu hikâyelere, kimi zaman da masalsı aşkların izlerine ev sahipliği yapar. Her gece yeni bir öykü yazılır; bazen keder, bazen tutku, bazen de kaçınılmaz bir son. Beyoğlu’nun bu karanlık yüzü, insanın en çıplak hâliyle buluştuğu, unutulmaz ve ürkütücü bir serüvene dönüşür.