Kitap hakkında
Değişim, bazen sessizce kapımızı çalar; bazen de zorla içeri dalar. Asıl soru şu: Onu kendi ellerimizle mi karşılayacağız, yoksa olup biteni seyredip kabuğumuzun içinde mi kalacağız? Hayat, durduğumuz yerde bizi dönüştürmeye devam eder — farkında olsak da olmasak da. Ama bu dönüşüm, rüzgâra kapılmış bir yaprak gibi savrulmakla kalırsa, özgürlüğümüzü de beraberinde götürür. Oysa kendi değişimimizin mimarı olmak, cesaret ister. Kabuğumuzu kendi ellerimizle kırmak, parçalanırken bile yeni bir biçim almanın ilk adımıdır.
Zeus’un dediği gibi, "Kendini yontmayı ihmal etme." Çünkü özgürlük, başkalarının ellerinde değil, kendi emeğimizin izlerinde saklıdır. Her kırılış, yeni bir başlangıçtır. Dökülen parçaların yerine, daha güçlü bir kabuk örmek mümkün. Yeter ki ilk adımı atmaktan çekinmeyelim. Değişim, beklemekle değil, cesaretle gelir.
Zeus’un dediği gibi, "Kendini yontmayı ihmal etme." Çünkü özgürlük, başkalarının ellerinde değil, kendi emeğimizin izlerinde saklıdır. Her kırılış, yeni bir başlangıçtır. Dökülen parçaların yerine, daha güçlü bir kabuk örmek mümkün. Yeter ki ilk adımı atmaktan çekinmeyelim. Değişim, beklemekle değil, cesaretle gelir.