Kitap hakkında
Zülfü Livaneli’nin yıllar süren titiz çalışmasının ürünü olan bu roman, sürgüne gönderilen bir devrimcinin hikâyesiyle açılıyor. Sami, Türkiye’den kaçıp Stockholm’de sığınma arayanlardan biri olarak, geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Eski bir bakan, hastanede yattığı odada onunla aynı koridoru paylaşır. Bu tesadüf, Sami’nin zihninde intikam ve bağışlama arasında gidip gelen fırtınaları tetikler. Livaneli, bireysel hesaplaşmanın ötesine geçerek, devletin adalet mekanizmalarının sorgulandığı, toplumsal vicdanın derinliklerine inen bir anlatı kuruyor. Sığınmacıların gündelik hayatındaki sessiz mücadeleleri, umut kırıntıları ve kaybolan hayaller, romanın dokusuna ustaca işlenmiş. Yazar, karakterlerin iç dünyasını incelikle işlerken, okuru da Türkiye’nin yakın geçmişine dair ahlaki bir yolculuğa çıkarıyor. Özgün kurgusu ve derinlikli anlatımıyla dikkat çeken eser,.