Kitap hakkında
İstanbul’un nemli rüzgârları, Eftelya’nın sesini bir kış günü boğazın serinliğine teslim etti. Tıpkı Poe’nun hüzünlü dizelerindeki gibi, o da sevenlerinin yüreğinde ölümsüzleşti. Yıllarca süren sahne aşkı, bir anda kesildi; üç yıl boyunca perdeler kapalı kaldı onun için. 1939’da ise artık hiç açılmamak üzere vedalaştı bu dünyayla. Udi Aleko Bacanos, dostunun anısına dokunaklı bir beste sundu: "Gel ey denizin nazlı kızı..." Her notası, Eftelya’nın eksikliğini yüreklerde tazelerken, sevenleri bu şarkıda avuntu aradı. Sözler, bir çağrı gibi yankılandı yıllarca: "Çık sahile, gel, sinede bir âlem-i âb et..." O, gitti ama müziği, Boğaz’ın esintisinde hâlâ yaşıyor.