Kitap hakkında
Süreyya Evren’in bu kısa ama yoğun anlatısında, hayata son bir kez bakmanın tuhaf telaşı var. Ölümün kapıda olduğu bir anda, günlük rutinler birden anlamsızlaşır: Yerdeki tozları süpürmenin, ütülenmiş çamaşırları katlamanın, bulaşık makinesini boşaltmanın ne önemi kalır? Kitap, insanın varoluşuna dair o son saatlerde hissettiği boşluğu, absürtlüğü ve umarsızlığı sarsıcı bir sadelikle aktarıyor. Kelimeler, adeta nefes alıp verir gibi akarken, okuru da bu sessiz çöküşün ortasında bırakıyor. Ölümün soğukluğuyla yüzleşmek yerine, ona inatla gülümseyen bir hüzün var burada. Kısacık sayfalarda, hayatın en büyük ironisini keşfetmek mümkün: Her şeyin bir anlamı var sanırken, aslında hiçbir şeyin anlamı yokmuş gibi geliyor.