Kitap hakkında
Refik Halit Karay’ın kaleminden dökülen bu kitap, çocukluk anılarının tatlı ve hınzır dokunuşlarıyla örülü. Şeker bayramlarının o büyülü sabahlarını, gözlerini açar açmaz avuçlarına bırakılan o özel şekerleme kutularını hatırlamayan var mı? Kadifesiyle, sırma şeritleriyle ya da yağlı boya resimleriyle süslü, minicik bir anahtarı ve kilidi olan o zarif kutular... Karay, bu anıları öyle bir canlandırıyor ki, sanki o kutunun kokusu, içindeki şekerlerin tadı dudaklarınızda kalıyor.
Türk edebiyatının keskin zekâsı ve nüktedan üslubuyla tanınan yazar, satırlarında hem gülümseten hem de düşündüren bir ustalık sergiliyor. Yakup Kadri’nin "kalemi de öpülesi kadar iğneli" diye tanımladığı Karay, anlatımıyla okuru hem geçmişe götürüyor hem de bugünün dünyasına ayna tutuyor. Her cümlesi, sanki bir dönemin ruhunu soluyabileceğiniz kadar canlı.
Türk edebiyatının keskin zekâsı ve nüktedan üslubuyla tanınan yazar, satırlarında hem gülümseten hem de düşündüren bir ustalık sergiliyor. Yakup Kadri’nin "kalemi de öpülesi kadar iğneli" diye tanımladığı Karay, anlatımıyla okuru hem geçmişe götürüyor hem de bugünün dünyasına ayna tutuyor. Her cümlesi, sanki bir dönemin ruhunu soluyabileceğiniz kadar canlı.