Kitap hakkında
Nâzım Hikmet, sürgün yıllarında Sovyetler Birliği’nden sonra Bulgaristan’a da adım attı. İki kez ayak bastığı bu topraklarda, Osmanlı’nın dağılma sancılarını ve Balkan savaşlarının izlerini taşıyan Türk azınlığı, komünist devrimin ardından yeni bir dönemin eşiğindeydi. 1951’de, Bulgar Komünist Partisi’nin davetiyle Sofya’ya gelen şair, sosyalist düzeni benimsetme misyonuyla Türkler arasında gezdi. Yanında, genç gazeteci İsmail Cambazov vardı; Nâzım’ın “Genç gazeteci” diye hitap ettiği bu isim, yaşananları yıllar sonra anımsayacaktı.
Numan Aydınoğlu, Cambazov’un anılarını ve dönemin tanıklarının sözlerini derinlemesine araştırarak, Nâzım’ın Bulgaristan serüvenini yeniden canlandırıyor. İlk ziyaretteki umutlu atmosfer, şairin heyecanı ve halkın coşkusu, zamanla yerini hayal kırıklığına bırakır. 1957’ye gelindiğinde, başlangıçtaki iyimserlik yerini sorgulamalara, eleştirilere ve karmaşık duygulara terk eder..
Numan Aydınoğlu, Cambazov’un anılarını ve dönemin tanıklarının sözlerini derinlemesine araştırarak, Nâzım’ın Bulgaristan serüvenini yeniden canlandırıyor. İlk ziyaretteki umutlu atmosfer, şairin heyecanı ve halkın coşkusu, zamanla yerini hayal kırıklığına bırakır. 1957’ye gelindiğinde, başlangıçtaki iyimserlik yerini sorgulamalara, eleştirilere ve karmaşık duygulara terk eder..