Kitap hakkında
Gogol’un bu kısa ama sarsıcı metni, gerçeklikle bağlarını koparan bir adamın zihnine açılan kapıyı aralıyor. Peki, delilik nedir? Toplumun ölçütleriyle mi belirlenir, yoksa kendi iç sesinin peşinden giden herkes mi deli sayılır? *Bir Delinin Hatıra Defteri*, dışlanmış bir memurun gözünden dünyayı anlatırken, aslında hepimizin içinde saklı olan o kaygıyı, yabancılaşmayı ve yalnızlığı ortaya seriyor. Bürokrasinin soğuk yüzü, sınıf farklarının acımasızlığı ve insan ilişkilerindeki sahtecilik, alaycı bir dille ele alınırken, okuyucu da kendini bir anda bu çarpık aynanın karşısında buluyor. "Artık benim için yer yok," diyen kahramanın sesi, aslında kimsenin duymak istemediği bir gerçeğin yankısıdır. Gogol, toplumun kenarına itilmiş birinin gözünden, hepimizin içine düştüğü tuzağı gösteriyor: Ya deli olacaksın ya da bu dünyaya ayak uyduramayan biri.