Kitap hakkında
Gülbeyaz, otobüsün camından son bir kez dönüp baktığında, geride yalnızca Cennet Anne ve çocukların sallanan ellerini gördü. Terminalde yavaşça ilerlerken, ıslak yanağına değen oğlunun kokusunu içine çekti. Otobüs, fidanlığın önünde durduğunda, gözleri eskiden umutla dolu bakışlarını ilk kez diktiği servi ağaçlarına takıldı. İçinde biriken hüzünle derin bir nefes aldı. Hareket eden otobüsün camından, yürüyüş yapan Basri Bey, Sena Hanım ve Nevin’in yanından hızla geçerken, neredeyse camı kırıp seslenecekti. "Baba!" diye bağırdı, ama sesi rüzgârda kayboldu. Afşin’in üzerinden geçen gül bulutları, yüreğine düşen ay ışığıyla bir an olsun aydınlattı içindeki karanlığı. Umutlarını tüketen rüzgâra karşı, kırık bir ezgi gibi çınlayan yüreğiyle, kanatsız bir kelebek misali süzülüyordu yeni hayatına doğru.