Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBir Kara Talih: KızılderililerBartolome de Las Casas

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Bir Kara Talih: Kızılderililer PDF Ekitap İndir

Bartolome de Las Casas · Yazar

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas, 1510 yılında Amerika’ya keşiş olarak atandıktan sonra, gördükleri karşısında bu eseri yazar. Daha doğrusu yazmaya ikna edilir. Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan...

Sayfa
128
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
DORLİON YAYINLARI
ISBN
9786254071324
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Dünya tarihindeki ilk insan hakları savunucularından biri olan Bartolomé de las Casas, 1510 yılında Amerika’ya keşiş olarak atandıktan sonra, gördükleri karşısında bu eseri yazar. Daha doğrusu yazmaya ikna edilir. Tüm yazdıklarının bir özet olduğunu vurgulayan Casas’ın ayrıntıya girmemesinin sebebi, okuyacak kişinin bunlara inanmayacağını düşünmesidir, çünkü kızıl tenlerinde kara bir yazgı olduğundan habersiz olan yerlilerin başına gelenler, yenilir yutulur cinsten değildir. Beyaz adamların akıttığı kanlar, yüzlerine siluet olarak vurmuştur Kızılderililerin. O dönemde meydana gelen katliamların, yıkımların, ölümlerin ve nicelerinin sorumlusu olan beyaz adamlar, İspanyollardır. Gözlerini öyle bir servet bürümüştür ki yerlilerin tamamını yok edene kadar durmamaya ant içmişlerdir. İspanyollar topraklarına girene kadar huzur içinde yaşayan yerliler, bir soykırımın göbeğine düştüklerinde beyaz adamlardan nefret eder olmuşlardır. Öyle ki bir yerli, Hristiyanların cennete gideceklerini duyduğunda, onları bir daha görmek istemediği için cehenneme gitmeyi tercih etmiştir. Bu, sıradan bir Yeni Dünya keşfi değil aynı zamanda bir iç dünya keşfidir. ‘’Bu kadar da olmaz’’ dediğimiz, ancak hep daha fazlasının olduğu bir keşif… Onların hikâyesi ‘’bir varmış, bir yokmuş’’ diye başlamaz çünkü onlar beyaz adamların gözünde zaten yoktur. Onların hikâyesi yokluktan doğar. Kimi zayıf düşerek ölen, kimi de en azından deneyerek ölen yerliler öyle cesurdur ki düşmanın da öyle olmasını ister ve Yaradan’a der ki: ‘’Rabbim, düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki eğer onu yenersem utanç duymayayım.’’ Her defasında başka bir beyaz gelip geçer o topraklardan, yine de doymaz. Maden kazdırır doymaz, suya daldırır doymaz, insan öldürür yine doymaz… Sözlerimizi bir Kızılderili atasözüyle bitiriyor ve ne kadar keyifli denebilirse o kadar keyifli okumalar diliyoruz: ‘’Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.’’
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗