Kitap hakkında
Zamanın akışına dalıp gittiğim anlarda, bakır demliğimden süzülen çayın kokusu odayı sarar, geçmişin izleri zihnimde canlanırdı. Babamdan kalan mekanik saat, her tik takında beni yılların derinliklerine çeker; saniyeler sanki durmuş gibi yavaşlarken, bir bakışta ömrümün nasıl da hızla geçtiğini fark ederdim. Çocukluğumun o hastane bahçesinde karşılaştığım Şevki Bey, deri ceketinin kokusuyla belleğimde yer etmişti. Elindeki saat, babamın hatırasıydı belki de. Zamanın hem ağır hem de hızlı akan yüzü, bir yolculuğun parçaları gibi önümde serilirken, geçmişin izleriyle bugün arasında kaybolur giderdim. Her an, her ayrıntı, bir ömrün özeti gibiydi sanki.