Kitap hakkında
Örs ve çekiç seslerinin yankılandığı, caddelerinde insanların kaynaştığı binlerce yıllık Çarşıbaşı mateme bürünmüştü. Koca Kahve’nin tam karşısındaki tarihî Mermer Çeşme gözyaşlarını salıvermiş, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Çarşıyı saran asırlık çınar ağacı, uğultusuyla bu mateme ortak oluyordu. Dükkân sahipleri, yıllarca dualarla girip çıktıkları ekmek teknelerine gözyaşları içinde veda ediyorlardı… Eşyalarını kamyona yükleyip veda edenler, nemli gözlerle dönüp dönüp evlerine bakıyor, işi ağırdan alarak hatıralarla dolu evleriyle bir süre daha birlikte olabilmek için zaman kazanmaya çalışıyorlardı… Yeni bir konağa, yeni bir toprağa, yeni bir hayata doğru bir akın başlamıştı… Evet, bu gerekliydi… Çocukları, torunları ve gelecek nesilleri için gerekliydi. Batıya ve daha yükseğe doğru hareket ettikçe heyecanları daha da artıyor, yeni başlayacakları hayat hakkındaki özlemleri ve hayalleri daha depreşiyordu… Önceleri telaşlı ve çekingendiler… Ama zamanla çekingenlikleri ve telâşları azaldı. Acılarla, sıkıntılarla dolu bir hayatı geride bırakıp sevinç, neşe, mutluluk dolu yarınları kurma hususunda anlaştılar... Yıllardır yaşadığı toprağından, evinden, barkından ayrılıp gelen insanlar, beyinleri ve yürekleriyle kuruyorlardı bu dünyaları…