Kitap hakkında
Can Dündar’ın bu kısa ama etkileyici kitabı, hayatın sunduğu fırsatları değerlendirme konusunda derin bir ders veriyor. Anlatılan hikayede, bir komutanın emriyle yola çıkan askerler, gece vakti ayaklarına takılan nesneleri toplama konusunda farklı tutumlar sergiler. Kimisi yorgunluk bahanesiyle hiçbir şey almazken, kimisi azıcık toplar, bazılarıysa komutanın sözüne güvenerek ellerine ne geçerse alır. Sabah olduğunda ise farkına varırlar ki, geçtikleri yer bir altın madenidir ve ayaklarına takılan her şey altın parçalarıdır. Pişmanlıklar baş gösterir: almayanlar keşke alsaydık der, az alanlar daha fazlasını istemenin üzüntüsünü yaşar, hepsini toplayanlarsa daha da fazlasını taşıyamamanın acısını çeker.
Dündar, bu kıssayı modern hayatla harmanlayarak, insanın önüne çıkan fırsatları nasıl kaçırdığını, değerini bilmediği şeylerin aslında ne kadar kıymetli olabileceğini gözler önüne seriyor. Hayatın bir kez.
Dündar, bu kıssayı modern hayatla harmanlayarak, insanın önüne çıkan fırsatları nasıl kaçırdığını, değerini bilmediği şeylerin aslında ne kadar kıymetli olabileceğini gözler önüne seriyor. Hayatın bir kez.