Kitap hakkında
Yağmurun sesi artık eskisi gibi değildi; ne damlaların tınısında huzur vardı ne de ıslak toprağın kokusunda bir çağrı. "Ne yağarsa yağsın," diyordu içinden, "benim dünyamda artık bir anlamı yok." Pencereleri sıkıca örtüp perdeleri çekti, dışarıdaki ıslaklığı görmek bile istemiyordu. Müziğin gürültüsüyle doldurduğu odada, geçmişin o aldatıcı dinginliğine sırt çevirmişti. Yıllarca inandığı o tatlı yalanın peşinden koşmaktan yorulmuştu. Şimdi sadece kendi ikliminde, kendi kurallarında var olmak istiyordu – yağmur ister yağsın, ister yağmasın. Dışarıdaki fırtına ne derse desin, onun dünyasında artık yalnızca kendi sesi yankılanacaktı.