Kitap hakkında
Emeklilik yıllarının kapısını aralayan Necdet Alp, yıllardır ertelediği hayallerini gerçekleştirmek için kolları sıvar. En büyük düşü, kendi elleriyle yeşerttiği bir hobi bahçesidir: meyve ağaçları, sebze fideleri, gölgesinde dinleneceği ağaçlar... Bu rüya, beton yığınları arasında kaybolan prefabrik yapılara benzemez; doğanın her tonunu kucaklayan, canlı bir yaşam alanıdır. Zorluklar ve pandemi engeli aşamaz onu. Aksine, karantina günleri, toprağa daha da sarılmasına vesile olur. Alıç ağaçlarıyla kurduğu sessiz diyaloglar, geçmişin anılarını canlandırırken, kanola tarlalarında çekilen eski fotoğraflar da belleğinde iz bırakır. Yolculuğu, vazgeçilmez bir tutkuya dönüşür; her adım, yeşilin büyüsüne bir adım daha yaklaşmaktır.