Kitap hakkında
Yazar olmak, bir yanıyla lanetli bir ayrıcalık gibi. Başkalarının yüreğindeki fırtınaları kelimelere dökerken, aslında tek bir kişiye sesleniyorsun: "Beni anla." Oysa o kişi anlamıyor. Anlamamakta ısrar ediyor. Kızgınlıkla yeniden kağıda sarılıyorsun, dizeler dökülüyor parmaklarından. Ama içinden geçen aslında bu değil. Artık şiir yazmak değil, belki de sadece sıcacık bir üzümlü kekin yanında oturup, kimsenin anlamasını beklemeden tadını çıkarmak istiyorsun. Peki, kek yapmayı bilen bir el sana uzanır mı? Yoksa yalnızlığın içinde, kelimelerle avunmaya devam mı edeceksin?