Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBizans İmparatorluğu TarihiAuguste Bailly

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Bizans İmparatorluğu Tarihi PDF Ekitap İndir

Auguste Bailly · Yazar

1000 yıllık tarihi ile yeryüzünün en uzun imparatorluğu hiçbir ad Bizans'ınki kadar itibara ve üne sahip olmamıştır. Hiçbir insan, İmparator'un sahip olduğu kadar ölçüsüz, karmaşık bir güce sahip değildi. O, birbirini izleyiş sırasını sürdürdüğü Romalı Sezarla...

Sayfa
313
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
NOKTA KİTAP
ISBN
9789759146153
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

1000 yıllık tarihi ile yeryüzünün en uzun imparatorluğu hiçbir ad Bizans'ınki kadar itibara ve üne sahip olmamıştır. Hiçbir insan, İmparator'un sahip olduğu kadar ölçüsüz, karmaşık bir güce sahip değildi. O, birbirini izleyiş sırasını sürdürdüğü Romalı Sezarlar gibi mutlak bir iktidarın sahibi, Tanrı'nın kendisi tarafından Kilise'nin en yüksek yol göstericisi olarak seçilmiş, Tanrı'nın insanlar arasında ve dünya üzerindeki temsilcisi, dünyevi konularda olduğu gibi, ruhani konularda da kanun yapıcısıydı. Taç giyme töreninin İmparatora bağışladığı karakter, onu insanlardan o derece uzaklaştırıyordu ki gücünü Tanrı'dan başkasından almazmış gibi görünüyordu. Bu andan başlayarak; önceki kişiliğinin ve soyunun ne hükmü olurdu? Tahta çıkış, yeni bir doğuştu. Senatonun seçimi, halkın ve ordunun onayı bir formaliteden başka bir şey değildi. Veraset bile meşrulukta rol oynamıyordu. Kendine taç giydirtmeyi başarınca; kim olursa olsun, bir saltanat sahibi kutsal hale geliyordu. Tanrı tarafından seçilmiş bulunmasından ötürü İmparator, geçmişinin hesabını vermekle yükümlü değildi. Hiçbir ad, Bizans'ınki kadar itibara ve üne sahip olamamıştır; muazzam ve karmakarışık faciaların birbiri ardınca daha göz alıcı bir akışını hayallerde canlandıracak bir başka ad bulunamaz. Konstantin, adını taşıyan şehrin dünyanın gözlerini kamaştırmasını istemişti. Bunu gururunun, dehasının, hayallerinin ölçüsünde gerçekleştirmişti ama onu dünyanın hayranlığına bir efsane konusu yaparken, bu parlak madalyonun öbür yüzünün kaderini de tayin etmekteydi. Hayranlık hırs haline geliyor ve onu bin yıl boyunca, bütün milletlerde vahşi bir ele geçirme arzusu uyandıran av haline getiriyordu. Bizans için felaket olan ve İmparatorun esir düşmesi ile sonuçlanan Malazgirt Meydan Savaşı, İmparatorluğun hayatında bir dönüm noktası oluşturan tarihlerden biridir; en zengin ve en güçlü Anadolu eyaletleri bundan böyle Türklere ait olmaktaydı. Kuşatmanın yaklaştığının ve bütün umutların ortadan kalkmış bulunduğunun bilindiği sırada, halk son bir dini çırpınışla sarsılmıştı. Romalı bir kardinal, İsidore gelerek Ayasofya'da birleşme şerefine resmi bir ayin yapmıştı. Bu olay, İstanbul'un ya Türk ya da Roma boyunduruğuna girmeye mahkum olduğunu gören Ortodoksları çileden çıkardı ve onlarda Türkleri tercih ettiler. 29 Mayıs 1453'te İstanbul düştü ve Osmanlı İmparatorluğu Bizans'ın mirasını devralarak, Doğu Roma İmparatorluğunun yönünü batıya çevirdi.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗