Kitap hakkında
Amerikalı bir edebiyat öğretmeni, Sofya’nın nemli sonbaharında sıradan bir günün akşamında, umumi bir tuvaletin loş ışığında Mitko’yla karşılaşır. Genç adamın çekiciliği, yalnızca bedensel bir arzu uyandırmakla kalmaz; geçmişin ağırlığını, kimliğin kırılganlığını ve bastırılmış duyguların sessiz feryadını da beraberinde getirir. Bu tesadüfi buluşma, iki adamın hayatında dönüm noktası olur. Mitko’nun dünyasına adım attıkça öğretmen, kendi içindeki karanlık köşeleri de keşfetmeye başlar. İlişkileri, her ikisinin de saklamaya çalıştığı sırları gün yüzüne çıkarırken, okuru da benzer sorgulamalarla baş başa bırakır. Yazar, arzunun yıkıcı gücünü ve insan ilişkilerindeki karmaşayı incelikle işlerken, dilin ritmiyle büyülü bir atmosfer yaratır. Hafıza, kaçış ve melankoli gibi evrensel temaları, taze bir bakış açısıyla ele alarak çağdaş edebiyatın derinliklerine dalar.