Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRBoşluğun ÇağrısıGökhan Gençay

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Boşluğun Çağrısı PDF Ekitap İndir

Gökhan Gençay · Yazar

"Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda. Adını koyamadığı, anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler..." Mete, her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor. Elli metrekarelik derme çat...

Sayfa
216
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
İTHAKİ YAYINLARI
ISBN
9786052657348
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

"Sessizlikle büyüyen bir şeyler kök salıyordu ruhunda. Adını koyamadığı, anlamlandıramadığı ama bir şekilde ortaya çıkmasına izin vermek zorunda olduğunu içten içe bildiği bir şeyler..." Mete, her sabah yıkımı hayal ederek uyanıyor. Elli metrekarelik derme çatma dairesinde İstanbul'u lanetliyor. Geceleri şehrin gri duvarlarını resimlerle süslüyor, gündüzleri ise sistemin labirentlerinde motor sürüyor. Her an infilak etmeye hazır, dizginsiz bir öfkeyle dolu. Derken bir gün boşluğun çağrısına kulak veriyor ve hiçliği kurtuluş olarak gören bir tarikatın içinde alıyor soluğu. Bu tarikatın amacı ne devrim ne de bir kurtuluş; sadece hayatın reddi. Belki şehrin altında büyüyen bir çürüme, belki uzun süredir bilinen ama kimsenin adını koymak istemediği bir gerçek… İçeri girenler kimliklerini dışarıda bırakıyor; çünkü burada isim bir etiket, geçmiş bir zincir, gelecekse bir yanılsamadan ibaret. Geriye tek bir şey kalıyor: Boşluk. Ve o boşluk, tuhaf bir biçimde, her şeyden daha gerçek hissettiriyor. İstanbul'un sağır sokaklarında, betonun ve asfaltın arasında sıkışıp kalmış hayatların hikâyesi bu. Bir şehrin değil, bir ruhun haritası. Provokatif, acımasız ve şairane. Gökhan Gençay, kelimelerin sustuğu, gölgelerin aslına rücu ettiği; öfkenin yıkıma, yıkımın inanca ve inancın da hiçliğe döküldüğü bir uçuruma sürüklüyor bizi. Boşluğun Çağrısı, alışılagelmiş bir anlatı değil; bir vazgeçişin, bir çözülmenin ve en nihayetinde hiçliğe kucak açışın transgresif bir manifestosu. Okumadan önce unut. Unuttuktan sonra oku.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗