Kitap hakkında
Geceler, zamanın eridiği o karanlık boşlukta, yüreğinin en derin seslerini dinlemeye başlar insan. Ay kaçıncı kez doğdu, dünya kaç kez döndü – artık saymıyor. Yıldızlar kayarken gökyüzünden, o da kaybettiği parçaları arar durur karanlığın içinde. Her şimşek bir umut, her yıldız bir düş olur; ama hiçbiri anlatılamaz, sadece yaşanır. Uykular kaçar gider duyguların ağırlığı altında, dağlar aşılmaz, ırmaklar kıvrıla kıvrıla akar – bazen çelik gibi sert, bazen pamuk kadar yumuşak.
Mevsimler çabucak geçer Arguvan’da, akasyalar açar dallarında, yapraklar dökülür bir bir. Yollar karla örtülür, seher vakti "dur" der ama dünya dönmeye devam eder. Bulutları elleriyle tutar, yıldızları göğsünde saklar; gözyaşları yağmura, yüreği toprağa karışır. Sonra bir an gelir, fark eder: Bu kadar düş yeter. Geceler, bu kadar çok sevilmez ki.
Mevsimler çabucak geçer Arguvan’da, akasyalar açar dallarında, yapraklar dökülür bir bir. Yollar karla örtülür, seher vakti "dur" der ama dünya dönmeye devam eder. Bulutları elleriyle tutar, yıldızları göğsünde saklar; gözyaşları yağmura, yüreği toprağa karışır. Sonra bir an gelir, fark eder: Bu kadar düş yeter. Geceler, bu kadar çok sevilmez ki.