Kitap hakkında
Tolstoy, gençlik yıllarında günlüğüne düşülen bir notla hayatının yönünü belirler: İnsanlığı birleştirecek, saf ve sade bir inanç sistemi kurma arzusu. Bu düşünce, onun için sadece bir hayal değil, yaşam boyu peşinden koşacağı bir amaç haline gelir. Gizemli ritüellerden uzak, öte dünyaya değil, bu dünyadaki huzura odaklanan, İsa’nın öğretilerinden ilham alan bir din tasavvuru geliştirir. Yıllar süren çalışmaları, bu idealin bir gün gerçekleşebileceğine dair umudu canlı tutmak için geleceğe bırakılmış bir mirastır. Tolstoy’un din üzerine kaleme aldığı yazılar, bu arayışın derin izlerini taşır; insanın ruhsal yolculuğunda aklın ve inancın kesiştiği noktayı sorgular. Onun satırlarında, dinin özüne dönme çabası, fanatizmden uzak, insancıl bir bakışla buluşur.